Ana içeriğe atla

NEDEN KAN BAĞIŞÇISI OLMALIYIZ?

     Türkiye'de kan bağışı toplayan tek kurum Kızılay'dır. on sekiz yaşını dolduran sağlıklı her birey kan verebilir. Bir ünite kandan Eritrosit, Trombosit ve Plazma olmak üzere üç ayrı bileşen elde edilir. Ayrıntılı bilgi için https://kanver.org/ 'u ziyaret edebilirsiniz. 




    Her üç ayda bir on sekiz yaşını dolduran sağlıklı bireyler kan bağışında bulunabilir. Senede dört sefer olmak üzere kan bağışınızı yapabilirisiniz. Dilerseniz bir senede yirmi dört sefer Aferez bağışı yapabilirisiniz.




    Ben, Kızılay Gönüllüsü bir öğrenciyim. Amacım kan bağışı farkındalığını arttırmak, hastalara çare olmak. KAN ACİL DEĞİL SÜREKLİ İHTİYAÇTIR. Ben öğrenci olarak öğretmenlerimin tamamından sınıflarında ve okullarında bu konuyu işlemelerini bu konu hakkında öğrencilerine bilgi vermelerini gerekirse KIZILAY'I ZİYARET EDEREK gerekli bilgileri almaları konusunda öğrencilerini uyarmaları ve bilgilendirmelerini isterim. Kızılay'ın kan toplamak için birçok mobil aracı bulunmaktadır. Birçok şehir merkezlerindeki meydanlarda zaten bunları görmüşsünüzdür. Kan vermenin sağlıklı bir  birey için hiç bir sakıncası yoktu. Kan kendini yenileyeceği için kan vermek sağlıklıdır. Sevdiklerimizin her an kana ihtiyacı olabilir bunun için kan stokları her zaman dolu olmalıdır. Ülkemiz deprem kuşağında bir ülke olması sebebiyle buna daha çok ihtiyaç  duymaktadır. SİZİN ON BEŞ DAKİKANIZ BAŞKASININ YAŞAMI OLSUN. 
    



    
       KALBİNE BİR SOR BAŞKA BİR HAYATIN UMUDU OLMAK İSTEMEZ Mİ?




 

#SensizOlmaz #GönüllüOl #KanDostum





Yorumlar

  1. Yanıtlar
    1. #İyilikkimeyakışmazki

      Yüreğindeki iyilik üzerine de çok yakışacak!
      Haydi sen de gel!

      #SensizOlmaz #GönüllüOl

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR TEŞEKKÜR MEKTUBU

 Bu bir teşekkür mektubu.    Bir mesaj ile başlayan yolculuk büyük bir etkinlik ile sonuçlandı. Hadi gelin size hem bu yolculuğu anlatayım hem de teşekkür etmem gereken öğretmenlerime ve büyüklerime bir kez daha sizin yanınızda teşekkür edeyim.     Okul müdürüm ile bundan tam iki ay önce başlayan bir mesaj trafiği. İlk attığım mesaj söyle hocam ben bir maket hazırladım ve 29 Ekim - 4 Kasım bildiğiniz gibi KIZILAY HAFTASI  bu tarihlerde okulumda bir etkinlik yapmak ve maketimi sergilemek istiyorum. veeee gelen cevap " günaydın İpek çok iyi düşünmüşsün projeni destekleriz Görevli Kızılay Kulübü Öğretmenimiz ile görüşelim KIZILAY kulübündeki öğrencilerimizi de çalışmanıza ortak eder birer Kızılay gönüllüsü olurlar Saat 17:00 ye kadar okulda oluyoruz Uğrayabilirsen maket ve diğer etkinlikleri konuşabiliriz" evet gelen mesaj aynen bu. Sıradan bir okul değil tabi ki müdür bey de sıradan değil. Başkası olsa ÇOCUĞUM BİZLERİ YORMA HADİ GİT MAKETİNİ EVİNDE YAP der...

KALBİNİ KIRMADIM, KIRDIM SAZI GİTTİ

  Aslında o kadar çok dersim var ki fakat bu yazıyı yazma gereği duydum zaten beni takip edenler ne zaman yoğun ne zaman vaktim olduğunu twitter hesabımı takip edenler yakından bilirler. Bazen haftalarca giremem bazen herkese yetişmeye çalışırım. Paylaşımlarım sosyal sorumluluk ve eğitim amaçlıdır ve bilmediğim hiç bir şey için yorum yapmam.   Çağrıhan abi konusunda bir kaç söz söylemek istiyorum onun için yazmaya karar verdim. Çağrıhan abi çok iyi müzik yapan bir öğrenci. Bazen güzel müzik yapar bazen kafasına eser sazını kırar. Peki hiç düşündünüz mü? Çağrıhan abime sazını kırdırtacak kadar onu kızdıran şey nedir. Hadi gelin size Çağrıhan abiyi biraz anlatayım. Çağrıhan abi OTİZM konusunda biraz hassas hatta bence okulundaki sınıfındaki öğrencilere kadar bu konuda baya baya bir eğitim almalı hatta bence o okuldaki öğretmenler bile bu konuda kendilerini geliştirmeli. Çağrıhan abim müzikle uğraşıyor on parmağında on marifet çalamadığı müzik aleti yok. Saz, gitar, piyano, akord...
  18 Mart 1915 TÜM ŞEHİTLERİMİZİN RUHU ŞAD OLSUN . Yazıma başlamadan önce tüm ŞEHİTLERİMİZİ MİNNET ve SAYGI İLE ANIYORUM NUR İÇİNDE YATSINLAR MEKANLARI CENNET OLSUN. BU YAZI GERÇEKTE YAŞANMIŞTIR. Çanakkale herkes için özel, her TÜRK için ayrı hüzün ve ayrı bir gurur. Bize öğretilen ne bayrağımız yerde kalır nede vatanımızdan bir karış toprak veririz bu bize atalarımızdan gelerek öğretilir böyle büyürüz. Çanakkale savaşında babaannemin dedesi asker babaanneme anlattıklarını bire bir yazacağım hepsi gerçek babaannem yaşıyor ileride bir video çekmeyi planlıyorum. Büyük dedem denizci gemiler buhar kazanları ile çalışıyor ve kömür yüklü. Büyük dedem iri yapılı kocaman bir adam güçlümü güçlü. Gemide kaptan değil fakat geminin hızlı hareket etmesi için gün boyu hiç durmadan kürek elinde kazana kömür atmak gerekiyor. Bu işi yapan askerler kazan dairesi çok sıcak olduğu için hastalanıyor. Geminin bir şekilde hareket etmesi lazım dedem gönüllü oluyor tek başına yapmak istiyor elli ...