Ana içeriğe atla

KAN ve SU

 

HİÇ DÜŞÜNDÜMÜZ MÜ?

 

Geçen gün bir belgesel seyrettim su ile ilgili. Aslında son günlerde her yerde zaten duyar olduk tüm haber kanalları tüm programlar her yerde su ile ilgili bir şeyler çıkıyor. Neden, ne oldu ki bu kadar haber yapılıyor. Aslında bana göre haber değeri yok. Aslında zaten tüm canlı varlığı bunu biliyor su olmadan yaşayamazsınız. Bunu bitkiler, hayvanlar tüm canlılar biliyor. Peki bir şey daha var onsuz yaşayamayacağımız evet onsuz imkan yok yaşamamıza KAN. Peki neden bu ikisi çok önemli ki. Evet ikisi şu yüzden önemli. Her ikisini de üretemiyoruz peki neden bu konuda hiç tükenmeyecekmiş gibi veya bize hiç lazım olmayacakmışız gibi davranıyoruz. 

Bence bunun cevabı şu olmalı bu konu hakkında yeterince bilgimiz olmadığı için. Gelin size önce KAN ile başlayayım. Türkiyede kan sadece KIZILAY tarafından bağış yoluyla toplanır peki neden kan vereyim ki? Bu sorunun cevabı aslında çok basit. EĞER BİR GÜN ÇOK SEVDİĞİNİZ BİR KİŞİ KANAMALI BİR HASTALIK VEYA KAZA GEÇİRİRSE AYNI DAKİKA KANA İHTİYAÇ DUYACAK VE O KAN BULUNAMAZSA O SEVDİĞİNİZ HAYATINI KAYBEDECEK. Tabi ki böyle bir şey olmayacak çünkü Kızılay elinde stok tutuyor. 

Peki biz ne yapmalıyız? İşte bu sorunun cevabı gönüllü kan bağıcısı olmalıyız. Peki şu sularımızı vahşice kullanmak neyin nesi. Şimdi duyar gibiyim İpek konunun bağlantısını anlayamadık. Bağlantısı şu her ikisi de çok değerli hem KAN hem de SU. İşin kötü yanı her ikisi hakkında daha fazla dikkat çekmemiz gerekiyor iş işten geçtikten sonra pek kıymeti kalmayacak gibi. Peki KAN yapay olarak üretilemeyen tek ilaç olduğunu biliyor musunuz. Evet ne yazık ki bilim çok ileri olsa da aya gidebilse uzayda dolaşabilse de ne yazık ki kan yapay olarak üretilemiyor. Benim ihtiyacım olmaz demeyin ve ertelemeyin. Sizin 15 dakikanız başkalarına can olsun.

 Sularımıza geri dönelim suları daha dikkatli ve verimli kullanalım ki ileride yokluğu çok büyük sıkıntı olacağı kesin. Bu yazıyı bu güne özel yazmıyorum zaten yaklaşık üç senedir bu konuda dikkat çekmeye çalışıyor yağmur sularını topluyor ve evimizde su kullanımımı minimal seviyeye indirmeye çalışıyorum. Çektiğim bazı videolar var YouTube kanalımdan seyerede bilirsiniz. Evet biz insanlar için iki değerli şey KAN ve SU her ikisi de hayati önem taşıyor peki biz ne yapıyoruz hiç hayatımızda yokmuş gibi davranıyoruz. Bel ki ben abartıyor olabilirim bilemiyorum. Peki siz çevrenizde kaç kişide gördünüz yağmur sularını çatılardan toplayan ve tuvaletlerde sifonlarda kullanan duyuyorum çok konuşma İpek sen kaç tane gördün. Okullar bence ilk uygulanması gereken yerler aslında çok basit hatta okulum için bir proje bile hazırlamıştım fakat konuyu hiç açmadım bile şimdi ne gerek var İpek bırak işte sorun yok bak sular akıyor git işine bak sen bunlarla kafanı doldurma kızım sen derslerini çalış. Hadi bakıyım sınıfına geç…. Komik değil mi? Neyse artık zaten pek öyle şeylerle karşınıza çıkmıyorum ben kendim yapabileceklerimi yapmaya çalışıyorum.

 Zaten EBA içinde okulumda paylaşım yapmıştım bedava hem enerji hem de  su üretip okula hediye edecektik bir de isim bile bulmuştum DİLDER. Ya İpek çok hoşsun bir akıllı sen misin be kızım. Kim veriyor sana bu akılları bu yaşta. Sesleri duyuyorum. Evet aynen öyle oldu ve % 90 tamamlamış olduğum projem öylece kaldı. Olsun benim pek acelem yok zaman var. Daha sonra bakarız bel ki bir gün karşınıza çıkar. 

Şu su olayı çok canımı sıkıyor aslında yaptığımız uyguladığımız ve çok verim aldığımız bedava olan bir şey neden yapılmaz ki neden istemezler. Beklide havalı bir  şey değil ondan olabilir mi bilemedim ki. Havalı şeyler lazım yada öyle görünen. Alacağınız bir depo ve bu depoya suları toplamak. Sadece tuvaletlerde kullansak bu bize %80 su tasarrufu sağlayacak iyide hiç havalı durmuyor ki bu daha havalı şeyler bulmam lazım bende araştırıyor yapmaya çalışıyorum fakat gene pek işe yaramayacak o yaptığım diğer proje oda çöpten bir şey, neyse ben yazdım yazdım ki sonra İpek demedi demeyin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR TEŞEKKÜR MEKTUBU

 Bu bir teşekkür mektubu.    Bir mesaj ile başlayan yolculuk büyük bir etkinlik ile sonuçlandı. Hadi gelin size hem bu yolculuğu anlatayım hem de teşekkür etmem gereken öğretmenlerime ve büyüklerime bir kez daha sizin yanınızda teşekkür edeyim.     Okul müdürüm ile bundan tam iki ay önce başlayan bir mesaj trafiği. İlk attığım mesaj söyle hocam ben bir maket hazırladım ve 29 Ekim - 4 Kasım bildiğiniz gibi KIZILAY HAFTASI  bu tarihlerde okulumda bir etkinlik yapmak ve maketimi sergilemek istiyorum. veeee gelen cevap " günaydın İpek çok iyi düşünmüşsün projeni destekleriz Görevli Kızılay Kulübü Öğretmenimiz ile görüşelim KIZILAY kulübündeki öğrencilerimizi de çalışmanıza ortak eder birer Kızılay gönüllüsü olurlar Saat 17:00 ye kadar okulda oluyoruz Uğrayabilirsen maket ve diğer etkinlikleri konuşabiliriz" evet gelen mesaj aynen bu. Sıradan bir okul değil tabi ki müdür bey de sıradan değil. Başkası olsa ÇOCUĞUM BİZLERİ YORMA HADİ GİT MAKETİNİ EVİNDE YAP der...
     Uzun zamandır üzerinde çalıştığım fakat okul ve derslerden zaman bulup yazamadığım sosyal medya üzerine yazmak istediğim aslında Twitter için yazmak istediğim yazımı ancak yazabildim.      Twitter o kadar büyük ki içinde bir anda kaybola bilirsiniz. Önemli olan ne yapmak istediğinizdir. Ben şu an on tane hesap yönetiyorum (Mayıs 2022). Tüm hesaplarımda İpek VAROL tarafından yönetildiğine dair açıklamalar bulmak mümkün. Bunun nedeni bir hesap kimin tarafından yönetildiği veya kimin olduğu çok önemlidir. Yoksa sizi TROL zannede bilirler. Aslında bu konu da çok önemli. Peki TROL nedir? sahte kimliğin arkasına gizlenen kendi gerçek hesaplarından yazamadıklarını yazabilen bir kitle. Tabi ki günümüz imkanlarıyla bunları yakalamak mümkün. Zaten bildiğim kadarı ile 24saat sosyal medya ağlarında devriye gezen polisler bulunmakta. Gerçek isimler vermek yerine sahte hesaplar ardına gizlenen ve gerçek hesaplarından yazamayacağı şeyleri bu hesaplar aracılığı ile ya...

KALBİNİ KIRMADIM, KIRDIM SAZI GİTTİ

  Aslında o kadar çok dersim var ki fakat bu yazıyı yazma gereği duydum zaten beni takip edenler ne zaman yoğun ne zaman vaktim olduğunu twitter hesabımı takip edenler yakından bilirler. Bazen haftalarca giremem bazen herkese yetişmeye çalışırım. Paylaşımlarım sosyal sorumluluk ve eğitim amaçlıdır ve bilmediğim hiç bir şey için yorum yapmam.   Çağrıhan abi konusunda bir kaç söz söylemek istiyorum onun için yazmaya karar verdim. Çağrıhan abi çok iyi müzik yapan bir öğrenci. Bazen güzel müzik yapar bazen kafasına eser sazını kırar. Peki hiç düşündünüz mü? Çağrıhan abime sazını kırdırtacak kadar onu kızdıran şey nedir. Hadi gelin size Çağrıhan abiyi biraz anlatayım. Çağrıhan abi OTİZM konusunda biraz hassas hatta bence okulundaki sınıfındaki öğrencilere kadar bu konuda baya baya bir eğitim almalı hatta bence o okuldaki öğretmenler bile bu konuda kendilerini geliştirmeli. Çağrıhan abim müzikle uğraşıyor on parmağında on marifet çalamadığı müzik aleti yok. Saz, gitar, piyano, akord...