Ana içeriğe atla

SAKIN İNTERNETTE KAYBOLMA

  Uzaktan eğitim ve internet konusu hakkında yakından takip ettiğim hocalarım var isimlerini yazmayacağım zaten biliyorsunuz :)

   Konu şu İnternet. Herkes gülüyor şimdi Konu şu İnternet :) evet evet internet. Sosyal medya, uzaktan eğitim kısaca internetten nasıl faydalanıyorum onu yazacağım.

   Şimdiiii Hep ben hocamı dinledim her programını her TV haberler sosyal medya hepsini kaçırdıklarım da dahil sonradan izledim. :) peki kim ? :) Doç. Dr. Tunay KAMER hocam. Şimdiiii hep onun anlattıklarını dinledim sıra bende bende yorum yapacağım sonra hocama yazacağım okuyunca hocamın yorum yapmasını isteyeceğim. İnanın bana gerçekten bu yazdıklarımdan haberi yok. Zaten bir müddet giremedim sebebi sınav haftam olduğu için :)

   Evet başlayalım mı? :)

   Bence internet yaz aylarında tatile gitmek gibi bir şey. Nasıl mı? gelin size anlatayım. Yaz gelirde tatile gidersiniz ya daha gitmeden her şey başlar ne alsam yanıma hangi kitapları alacağım ne giyeceğim gideceğimiz yer nasıl bir yer. Tamda bu arada internete girer bakarsınız aaaa güzel bir yermiş biraz daha araştırır zamanın nasıl geçtiğini anlamamışken bir den bir çığlık İpekkkkkk hadi yatsana bak saat kaç oldu :) işte dedim ya internet girdimi çıkamazsınız :) tamam yatıyorum. :)

   Sabah olur da kalktığınızda valizler arabaya yüklenir tatile çıkılır. İyide ne alaka İpek ne internet ne sosyal medya nede uzaktan eğitim sen iyice çorbaya çevirdin :)

   Siz bunları düşünürken tatil başladı bile :) İpekkkk bak güneş yakıyor kızım kıpkırmızı oldun :) iyi de ben krem sürdüm ayrıca gölgede kitap okudum. (internette ders yaptım araştırma yaptım). tamam annennn. İnternet deniz gibidir yüzmeyi bilmeyenler boğulur. Ya karaya yakın boyunuzu geçmeyen yerlerde yüzeceksiniz yada yüzmeyi öğreneceksiniz. Yok ben kollukla girerim derseniz oda bir çözüm fakat yüzmeyi öğrenmek daha doğru. İpekkkkk terliklerini giy kızım ayağına bir şey batacak :) iyi de ben oturuyorum anne yürümüyorum ki. Denize girerken sizi nelerin beklediğini bileceksiniz. Sadece yüzme bilmekle olmuyor :) daha girmeden başınız derde girebilir bir deniz kestanesinin üzerine basabilirsiniz. (Bozcaada Aydın hocama bu arada selam söyleyelim. Ellerinden öperim hocamın.) onun için en azından yüzene kadar terlikleri ayağınızdan çıkartmayın. (tanımadığınız kişiler-bilmediğiniz siteler sorun yaratabilir) İpekkk kızım yeter artık çık şu sudan bak gözlerin kıpkırmızı oldu :) evet internette aynen öyle bir yer eğer fazla kalırsanız gözleriniz kıpkırmızı olur fakat ben denize ve havuza girerken denizde tuzdan havuzda klordan deniz gözlüğü takarak korunuyorum. Gözler kızarmıyor :) sonuç olarak gözlüğü taktık denizde yüzerken gözler kızarmıyor fakat deniz anaları büyük problem her yerde deniz anası var. Eğer biri vücudunuza değerse müthiş yakıyor bu da tam bir can sıkıcı durum :) evet evet işte interneti ben tamda buna benzetiyorum. Neyi nerede ve nasıl yapmanız gerektiğini bilmeniz gerekiyor yani tatile gidiyoruz diye sevinirken ya bir deniz kestanesine veya bir deniz anasına veya güneş yanığı ile tüm tatiliniz kötü geçebilir. Önemli olan bunların tamamını biliyor ve uyguluyor olmanız. Eğer fikirlerinizden emin değilseniz kesinlikle hiç iz bırakmamak için hiç yazmamalısınız. silinen sosyal medya hesapları veya yazdığınız herhangi bir yorum sizin karşınıza her an çıkabilir. İnternette hiçbir şey silinmez. Doğru olduğuna inandığınız her şey ve arkasında duracağınız her şey sizi bağlar. Ben İnterneti sadece Eğitim, Sosyal sorumluluk ve yardımlaşma için kullanıyorum.

 Peki ben nasıl oldu da bu yorumları yapabiliyorum? aslında pandemi öncesi de interneti kullanıyor paylaşımlar yapıyordum. Hatta uzaktan eğitim ile alakalı daha pandemi başlamamışken çok yazmak isteyip yazamadığım bir çok şeyi EBA  içerisinde yazma fırsatı buldum. Biraz araştırdığımda bu konular hakkında daha önce hiç yorum yapılmadığını gördüm. Sizler sadece kendi açınızdan düşünüyor görüyor ve yorumluyordunuz (öğretmenlerim ve ailem) oysa bizler uzaktan eğitime çok uzaktık. sonra biraz araştırma yaptım ve gördüm ki. ALSANA DENİZ HADİ GİR YÜZ BAKALIM. :( işte ben uzaktan eğitime tam da böyle girdim ve dedim ki benim bir şeyler yapmam lazım. baya düşündüm ve videolar çekmeye başladım. Sonra gördüm ki bu videolar çok izlenme almaya başladı ve ailem bu konuda sınırlama getirdi. :( EBA için çektiğim videolar 20bin izlenme gibi rakamlara ulaşmıştı ki ailem sınırlandırdı. Evet belkide iyi oldu. sosyal medya uzaktan eğitim videolar çok zaman almaya başlamıştı. Sosyal sorumluluk projeleri ve KIZILAY içinde zaman ayırmam gerekiyordu. Şimdiiiii :) Tunay hocama kesinlikle katılıyorum. söylediklerini onaylıyorum. Bakalım hocam bana not ne verecek. Bence sosyal medya internet ve uzaktan eğitim artık öğrenciler için kesinlikle hayatımıza girdi ve bunu ilk yakalayanlar ileride çok başarılı olacaklar. Tabi boşa zaman harcayanlar için bunu söylemek pek mümkün olmayacak. Tunay hocam iki haftadır internete giremedim son iki hafta sınavlar için çalışmak zorundaydım bende öyle yaptım.:) şimdi diyeceğim şu ki eğer isterseniz bağımlı olmazsınız yeter ki ne yapmanız gerektiğini sorumluluklarınızı bilin yeter. Bir de hocalarıma küçük bir tavsiyem var. Tunay hocamı yakından takip edin söylediklerini anlattıklarını ciddiye alın kimileri için önemsiz gözükse de aslında çok önemli konular. Bir de Saniye hocamın bir çalışması var ki bu çalışma kesinlikle hem öğretmenlere hemde velilere çok fayda sağlayacağını düşünüyorum lütfen Saniye hocamın makalesini okuyun. Şimdi ben gidip Tunay hocama bir Twit atıyım haber veriyim gerçi hocam şu an TRT Çevrim içi programında SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI ve GENÇLİK ile ilgili konuşuyor :) 10/11/2021 Saat 14.00-16.00 bakalım okuyunca ne diyecek şimdiden merak ediyorum. Yazımı sonuna kadar okuduğunuz için size teşekkür ederim. Tunay hocamın da ellerinden öperim.


Yorumlar

  1. yazı için teşekkürler.
    makale adını paylaşabilir misiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazımı okuduğunuz için ben size teşekkür ederim.

      Sil
  2. Dergipak bu adresten ulaşmanız mümkün. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1475846

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

BİR TEŞEKKÜR MEKTUBU

 Bu bir teşekkür mektubu.    Bir mesaj ile başlayan yolculuk büyük bir etkinlik ile sonuçlandı. Hadi gelin size hem bu yolculuğu anlatayım hem de teşekkür etmem gereken öğretmenlerime ve büyüklerime bir kez daha sizin yanınızda teşekkür edeyim.     Okul müdürüm ile bundan tam iki ay önce başlayan bir mesaj trafiği. İlk attığım mesaj söyle hocam ben bir maket hazırladım ve 29 Ekim - 4 Kasım bildiğiniz gibi KIZILAY HAFTASI  bu tarihlerde okulumda bir etkinlik yapmak ve maketimi sergilemek istiyorum. veeee gelen cevap " günaydın İpek çok iyi düşünmüşsün projeni destekleriz Görevli Kızılay Kulübü Öğretmenimiz ile görüşelim KIZILAY kulübündeki öğrencilerimizi de çalışmanıza ortak eder birer Kızılay gönüllüsü olurlar Saat 17:00 ye kadar okulda oluyoruz Uğrayabilirsen maket ve diğer etkinlikleri konuşabiliriz" evet gelen mesaj aynen bu. Sıradan bir okul değil tabi ki müdür bey de sıradan değil. Başkası olsa ÇOCUĞUM BİZLERİ YORMA HADİ GİT MAKETİNİ EVİNDE YAP der...

KALBİNİ KIRMADIM, KIRDIM SAZI GİTTİ

  Aslında o kadar çok dersim var ki fakat bu yazıyı yazma gereği duydum zaten beni takip edenler ne zaman yoğun ne zaman vaktim olduğunu twitter hesabımı takip edenler yakından bilirler. Bazen haftalarca giremem bazen herkese yetişmeye çalışırım. Paylaşımlarım sosyal sorumluluk ve eğitim amaçlıdır ve bilmediğim hiç bir şey için yorum yapmam.   Çağrıhan abi konusunda bir kaç söz söylemek istiyorum onun için yazmaya karar verdim. Çağrıhan abi çok iyi müzik yapan bir öğrenci. Bazen güzel müzik yapar bazen kafasına eser sazını kırar. Peki hiç düşündünüz mü? Çağrıhan abime sazını kırdırtacak kadar onu kızdıran şey nedir. Hadi gelin size Çağrıhan abiyi biraz anlatayım. Çağrıhan abi OTİZM konusunda biraz hassas hatta bence okulundaki sınıfındaki öğrencilere kadar bu konuda baya baya bir eğitim almalı hatta bence o okuldaki öğretmenler bile bu konuda kendilerini geliştirmeli. Çağrıhan abim müzikle uğraşıyor on parmağında on marifet çalamadığı müzik aleti yok. Saz, gitar, piyano, akord...
  18 Mart 1915 TÜM ŞEHİTLERİMİZİN RUHU ŞAD OLSUN . Yazıma başlamadan önce tüm ŞEHİTLERİMİZİ MİNNET ve SAYGI İLE ANIYORUM NUR İÇİNDE YATSINLAR MEKANLARI CENNET OLSUN. BU YAZI GERÇEKTE YAŞANMIŞTIR. Çanakkale herkes için özel, her TÜRK için ayrı hüzün ve ayrı bir gurur. Bize öğretilen ne bayrağımız yerde kalır nede vatanımızdan bir karış toprak veririz bu bize atalarımızdan gelerek öğretilir böyle büyürüz. Çanakkale savaşında babaannemin dedesi asker babaanneme anlattıklarını bire bir yazacağım hepsi gerçek babaannem yaşıyor ileride bir video çekmeyi planlıyorum. Büyük dedem denizci gemiler buhar kazanları ile çalışıyor ve kömür yüklü. Büyük dedem iri yapılı kocaman bir adam güçlümü güçlü. Gemide kaptan değil fakat geminin hızlı hareket etmesi için gün boyu hiç durmadan kürek elinde kazana kömür atmak gerekiyor. Bu işi yapan askerler kazan dairesi çok sıcak olduğu için hastalanıyor. Geminin bir şekilde hareket etmesi lazım dedem gönüllü oluyor tek başına yapmak istiyor elli ...